İnsanın Karanlık Yanı Üzerine: Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın!
Biz Japon edebiyatını ilginç bulabiliriz; ki alışageldiğimiz batı kültürünün ötesinde gizemli kapıların anahtarıdır o. Ve biz aynı şekilde, kötülüğün anlatımını da çekici bulabiliriz; ki...
Soğuk ve Temiz
Bir İlk Roman Olarak Soğuk ve Temiz’in Postmodernist Düzlemde Natüralist İnceleme Denemesi
Başka zaman, başka yer, başka gökyüzü bulamayanlara…
Bu cümle Melike Uzun’un bu güne kadar...
Orada, Uzakta Bir Köy: Obaba!
Kendine özgü, anlamı derinlerde, geniş bir çevrede gelişen olayları anlatan, merak uyandıran ve tüm bu özellikleri taşıyan farklı öyküleri uyum içinde bir araya getiren...
Klinikten Ütopyaya Kaçış: Balık İzlerinin Sesi
Balık İzlerinin Sesi, Buket Uzuner’in 1992 yılında yayımlanan postmodern özelliklere sahip romanıdır. Bu eseri sadece postmodern olarak nitelendirmek esere yapılabilecek büyük bir kötülük olup,...
Rulfo’dan ufak çaplı bir destan: Pedro Paramo
I
Gabriel Garcia Marquez, Juan Rulfo’nun kitabıyla tanışma hikâyesini şöyle anlatır: bir akşam arkadaşım yanıma, ziyarete gelmişti. Eve girdiğinde önüme bir kitabı atarak şöyle dedi:...
Bakabiliyorsan Gör, Görebiliyorsan Gözle: Körlük
“Başka insanların gözleri hapishanelerimiz; düşünceleriyse kafeslerimizdir.”
Virginia Woolf
Aynam olur musun benim, “bana güven” oyunu oynasak seninle? Göremediklerimi gösteren. Kendi gözlerimle göremediğim yüzümü mesela. Ya da karanlıkta...
Hesaplaşma; Daha İyisi Neçayev Dönüyor!
Komünist, militan, senaryo yazarı ve otobiyografik niteliği ağır basan politik gerilim türünde kurgulara imza atan Jorge Semprún’un kaleminden çıkma Hesaplaşma, aynı yayın evinden 1988...
Bir Ölünün Parodisini Yapmanın Tehlikesi*: Ordular
Varlığını yavaş yavaş yokluğa bırakan, içindeki kanlı canlı insanlarını artık neredeyse kanıksanmış bir biçimde kaybeden ve göz göre göre silinen bir mekân düşünün. Hadi,...
Bir zamanlar “Naile Turhan” vardı!
Küçücük evimizdeki kocaman kitaplığın emektarını tam bir yıl alıkoyan arkadaşıma hala kızgınım. “Çalıkuşu” idi emektarın adı. Aile büyüğü. O, kitaplığımızda hep vardı; sonradan gelmemişti....
Sokaklar, İnsanlar, Hayatlar: Arı Kovanı!
“Şehirdeki erkeklerin ve kadınların kalpleri üzerinde solucan gibi sürünerek; onları yeni yeni açılan ama asla yeni ufuklar, yeni görünümler, yeni biçimler keşfedemeyecek olan bakışlarına...





























